*
Oradan,
Selânikî Mustafa Efendi'mizin kitaplarından;
Ayasofya'nın bahçesinde gömülü,
Şehit şehzadelerimiz,
Kalktılar...
'Biz, ONLARI affettik...' demediler...
Daldılar bulutların içine...
*
Kemalî, Semaî, Seyranî, Fuzulî, Bakî,
Nesimî, Buharî, Sümmanî,
Ve bildik bilmedik,
Adlarının sonunda çatılı 'î'ler olan,
Yüzmilyon kadar ruhî....
Onlar da daldılar bulutların içine...
*
Açtı, '1591, Gülhayats Istanbul' adlı kitabını,
Selânikî Mustafa Efendi'mizin,
Defne gözlü kızı Gülhayat:
Fahrenheit - 451, Kâğıdın yanmaya başladığı ısı Ve bir büyük filmin adı . . .
- İngiltere, 1966, Reji: François Truffaut, Oyuncular: Oskar Werner, Julie Christie -
Her türlü kitabın üzerine Yakan arabalar ve adamlar gönderen Bir toplumda, Kadınlar ve Adamlar, Herbiri bir tanesini ezberleyerek, Kitabı, geleceğe aktarıyorlar . . .
Günümüzde kitaplar, Kimi yerde kısmen yakılıyor, Kimi yerde hiç . . .. . .
Öyle veya böyle, “Medya, ‘tekel-leş-meye’ doğru gidiyor’ diyor, Gözlem(e)ciler . . .
Neyse, iyi ki binlerce-onbinlerce Sanal Medya var Birbirlerini yiyen . . .
RA, Güneş Tanrısı da dinlerdi Olsaydı Radyo, Eski Mısır’da Yaz güneşi altında, Nil kenarında Oy oy; tabiî ki Firavunlar da Ve her cinsten, her yaştan, her sınıftan insanlar Radyo gibisi yoktur dünyada . . .